Site Rengi

18.08.2020
242
ONARICI ADALET DÜŞÜNCESİ VE ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZME YOLLARININ AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

ONARICI ADALET DÜŞÜNCESİ VE ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZME YOLLARININ AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Cezalandırma, sapkın davranışlara karşı toplumun tepkisi sonucu uygulanan müeyyidedir. Toplumsal kontrol işlevi vardır. Toplumun benimsediği normlara göre adalet düşüncesi şekil almaktadır. Adaleti sağlamak amacıyla da devletin resmi mercilerinin veya resmi olmayan sivil kurum ve kuruluşlarının bu kamusal faaliyeti yürüttüğünü görmekteyiz. Toplum zamanla değişim göstermektedir. Modern sürecin başlarında yaşanan aydınlanma sayesinde, cezalandırma insan odaklı bir kamusal faaliyet haline gelmiştir. En çok uygulanan ceza teknikleri ise hürriyeti kısıtlayıcı cezalar olmuştur. Faili cezalandırmakla ceza adaletinin sağlanacağını varsaymaktadır. Ahlaki değerlendirmeyi beraberinde getirir. Cezalandırmakla kalmayıp ıslahı da sağlamayı amaçlar.

Cezalandırıcı adaleti sağlamak için;

  1. Cezalandırma, ıstırap veren bir gösteri olmaktan çıkmış ve ıslahı amaçlamıştır.
  2. Suçlu irade cezalandırılmaya başlamış ve isnat yeteneği olmayanlara emniyet tedbiri uygulanmıştır.
  3. Cezanın infazında, gözetimin boyutları arttırılmıştır.

Cezalandırma merkezli sistemlerin mevcut suç ve ceza politikalarının caydırıcılık noktasında başarısız olması, devlete ciddi bir maddi külfet yüklemesi toplumun yargılama sonucunda ortaya çıkan çözüm şeklinden tatmin olmamasına, yeni çözüm yollarının doğmasına sebep olmuştur. Bu nedenle de günümüzde alternatif uyuşmazlık çözme yollarına talep artmaktadır. Alternatif uyuşmazlık çözme yolu bütün gelişmiş hukuk sistemlerinde hukuki uyuşmazlık çözme yolu olarak yerleşmiş olsa da yüzyıllardan beridir farklı toplumların uyguladığı olağan uyuşmazlık çözme yolunun modern halidir. Uzlaştırıcı sosyal kontrol burada işlev görür. Toplum merkezlidir. En sık başvurulan yöntemlerden bazıları; müzakere, arabuluculuk, uzlaştırma ve tahkimdir.

Alternatif uyuşmazlık çözme yollarının temeline baktığımızda onarıcı adalet düşüncesinin yer aldığını görürüz. Cezalandırıcı adaletten farklı olarak onarıcı adalet düşüncesi, işlenen suç sebebiyle bozulan toplum düzenini restore etmek ve bunu yaparken mağdurun da sürecin içerisine katılımını sağlayarak her iki tarafında bu çözüm sürecinden tatmin/memnun olmasını sağlamaktır. Mağdura ve mağdurun uğradığı zararın telafisine odaklanan bir anlayışla farkını ortaya koymaktadır. Onarıcı adalet anlayışının temel hedefi, suç mağduruna yargılama sistemi tarafından sahip çıkılmasını sağlamanın yanında, suçun failine kendi davranışının sorumluluğunu üstlenme fırsatı sunarak failin topluma yeniden kazandırılmasını sağlamaktır. Onarıcı adalet yaklaşımı, suç sayılan harekete gösterilecek tepkinin ne olacağının tespiti faaliyetine; mağdur, sanık ve toplumun etkin katılımını öngörmekle birlikte sürece katılanların her birine suç nedeniyle mağdur olan veya suçtan zarar gören kişilerin uğradıkları zararların onarılması doğrultusunda çaba sarf edebilme fırsatı sunmaktadır. Suç işleme yoluyla ortaya çıkmış olan uyuşmazlığın, uzlaşma suretiyle çözülmesi, toplumda huzur ve barışın kurulması ve sürdürülmesine katkı sağlayacaktır. İnsanların uyuşmazlık çözümü için hangi yola başvuracağı kendi tercihine bırakılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için alternatif bir çözüm yönteminin kararlaştırılmış olması halinde devletin mutlak yargılama yetkisini ortadan kaldırmayacaktır. Tarafların, devlet mahkemelerinde görülen “yargılama” yerine alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu tercih etmeleri, kendilerine birtakım avantajlar sağlayabilir.Taraflar uyuşmazlık çözüm sürecine dolaysız olarak katılım gösterebilir ve özellikle sonucun elde edilmesinde yetkiye sahiptirler. Bu sayede avukatlara bağımlılık da azalmış olur. Uyuşmazlık çözümünde gizlilik ilkesi geçerli olduğu için, taraflar arasındaki ilişkiler hasar görmeden gelecekte de devam edebilecektir. Uyuşmazlıklar mahkemelere göre daha az giderle ve daha seri bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi de ayrı bir avantajdır. Her iki tarafın da tatmin olmasını amaçlayan bir anlayış hakimdir. Mahkemedeki gibi mağdurun tanık muamelesi görmesi ve şekli sınırlar içerisinde kalmasından ziyade kişisel görüşünü anlatabilmesi önemli ölçüde kendisini daha rahat ifade edebilmesini sağlamaktadır. Faillerin ise çözüm süreci için kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmede daha istekli olacağı varsayılır.  Daha serbest ve daha ılımlı bir süreç olması dolayısıyla daha yaratıcı çözümler ortaya konulabilir. Uyuşmazlık konusu, uzman kişilerce incelenebilir ve değerlendirilebilir. Tüm olumlu taraflarının yanı sıra alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri bakımından birtakım dezavantajlar da söz konusu olabilir.  Tarafların herhangi birinin uzlaşmaya varmak konusunda genel bir isteksizlik içerisinde olması durumun, süreci çözüme kavuşturmayacaktır. Taraflar yüz yüze geldiklerinde saldırgan tavırlar içerisinde olabilir. Yine, tarafların arasında mali veya hukuki bir eşitliğin olmaması durumu, sürecin olumlu bir şekilde işlemesini ve iki tarafın da memnun olacağı bir çözüme ulaşılmasının önüne geçecektir. Ayrıca, çözüm sürecine katkı sağlayacak olan üçüncü kişilerin tarafsızlığındaki noksanlık, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kendisinden beklenen olumlu sonucu vermesini engelleyebilir. Bir başka konu ise alternatif çözüm yollarında prosedürel adaletin gerçekleşmesi mümkün değildir. Fail bu çözüm sürecine girebilmesi için söz konusu suçu işlemiş olsa da olmasa da kabul etmek zorundadır. Bir diğer prosedürel adaletle ilgili husus ise, alternatif uyuşmazlık çözümünde her bir olay kendine özgü nitelendirildiği için benzer olaylara benzer çözüm uygulanamamaktadır, bu sebeple hukuk güvenliği ilkesinin zedelendiği söylenebilir. Gerek cezai sosyal kontrolü gerekse uzlaştırıcı sosyal kontrolü incelediğimizde avantajları yanı sıra dezavantajları da olduğu söylenebilir.

Fütürist bakış açısıyla bakacak olursak, ileriki günlerde bu adalet anlayışları ve uyuşmazlık çözüm şekli değişim gösterebilir. Şimdiki zamana baktığımızda bile yapay zekadan yararlanılarak bunun gerçekleştirildiği durumlar gözlemlenebilmektedir. HART (Harm Assesment Risk Tool – Zarar Değerlendirme Risk Aracı) adı verilen uygulama, yapay zekadan faydalanarak şüphelilerin gözaltında tutulup tutulmayacağına karar verebilmekte, Ulusal Veri Analiz Çözümü (NDAS) adı verilen yazılım ve akıllı kameralar sayesinde, bir kişinin potansiyel suç işleme durumunu eldeki veriler ve istatistiklerle saptanabilmektedir.

Suç işlendikten sonrasından ziyade öncesiyle, evveliyatıyla ilgilenilmesi ise daha faydalı sonuçlar doğurabilir. Suçun icra hareketlerinden ziyade suçun düşünce ve hazırlık aşamasında önleyici tedbirle gerçekleştirilebilir. Kişinin neden suç işlediğine baktığımızda onu suça iten bir temel dürtü olduğunu görürüz. Bu dürtüyü denetlemekte ruh sağlığı profesyonellerinden yararlanılabilir.  Kişinin bu hastalığı normalleştirmesine imkân verilmemelidir. Devlet eliyle zorunlu kontroller gerçekleştirilirse farkına varmak daha kolay olacaktır. Tabi ki bu rehabilite işlemlerinin toplum dışındaki öznelerin düşünme ve davranış kalıplarına, sahip oldukları kimliklerine dış ve kontrol edici bir tahakküme gitmemelidir. Devletin bunu kullanarak mekanik bir toplum oluşturması, iktidar şiddetine dönüştürmesi engellenmelidir. Toplumumuzun zihniyetinin devletin normal gördüğü standartta ilerleyebilmesi için eğitim de şarttır. Araştırmalara göre, pozitif bilimlerin olduğu eğitimin suçu engellemediği görülmektedir. Otokontrol becerilerin artırmasını sağlasa da savunma mekanizmalarının daha iyi kullanılmasına da yol açtığı için suça zemin hazırlayabilmektedir. Burada konuşulması gereken toplumsal eğitimdir. Eğitimin toplumun en küçük biriminde, ailede başladığını biliriz. Aile ortamında çocuğun; fiziksel, duygusal şiddet görmesi onun değer yargılarını etkilemekte ve suç işlemesine yol açabilmektedir. Zihniyetin sapkın olmayan davranışlara yönelebilmesi için seminerler, eğitimler zorunlu olarak verilmelidir. Bu sayede toplum sağlığı ön plana konularak suç önleme misyonu gerçekleştirilebilecektir. Buna rağmen suç işleyenler ise toplumun ve mağdurun ekonomisine katkıda bulunmak, ayrıca devlete uğrattığı masrafları ödemek suretiyle suçlulara özel çalışma alanlarında çalışarak vergilerle geçinmeye son verebilir. Bu sayede kamu vicdanın tatmin olması da sağlanabilecektir.

DİDEM BİÇER

Avukat

KAYNAKÇA:

MODERN CEZA HUKUKUNDA BİR KATALİZÖR: ONARICI ADALET- Sercan Gürler

http://www.avsar.av.tr/calisma-alanlari/alternatif-uyusmazlik-cozum-yollari

Galma Akdeniz- Cezaevleri Yerine ve Cezaevlerinde Onarıcı Adalet Uygulamaları

https://www.youtube.com/watch?v=vOVaQ9KA8BU

http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2006-64-227

Anthony Burgess-Otomatik Portakal

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, George Orwell

https://www.kilinclaw.com.tr/turk-hukuk-sisteminde-alternatif-uyusmazlik-cozum-yontemleri/#:~:text=G%C3%BCn%C3%BCm%C3%BCzde%20uluslararas%C4%B1%20ticari%20uyu%C5%9Fmazl%C4%B1klar%C4%B1n%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCnde,taraf%C4%B1ndan%20bu%20risklerin%20dikkate%20al%C4%B1nmas%C4%B1d%C4%B1r.

https://www.sosyalbilimler.org/suc-ve-sucluluk-uzerine-sosyolojik-teoriler-ceviri/

Seri katilleri suç işlemeye iten sebepler neler?- Doç. Dr. Alper Evrense

https://www.hurriyet.com.tr/avrupa/azinlik-raporu-filmi-gercek-oluyor-sucu-islenmeden-onleme-donemi-basliyor-41035280

https://www.hitachi.eu/tr-tr/sosyal-inovasyon-hikayeleri/teknoloji/teknoloji-suca-karsi-savasta-gizli-silahimiz

Ürün Sipariş Formu

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.